Senkronisite…
Yaşam ve içinde dönüp devinen,
Her ne varsa; anlamlı bir rastlantıdır
Farkında olmadan an ve an yaşadığın,
Ruh hazır olduğunda evren bir işaret gönderir…
Hayatta öyle sessiz anlar vardır ki,
Sana, yani yarattığın benliğine ayna olur;
Dün…
Bugün…
Ve şu an her şey sıradanlaşır ve anlamsızlaşır…
Onca anlamlı yaşanmışlıklar… hiçe döner
Tatlı anılar unutulur,
Acılar birer yumruk olur, yüze çarpan…
Sonra öğrenirsin!
Nevrotik duyguların önemini
Ateşin aslında öğrenim olduğunu
Soğuduğunda, neden ölü sayıldığını…
Ama unutma!
Her terk ediş bir başlangıçtır
Her başlangıç,
Öğrenmen gerekenlerin olduğunu gösterdiğini
Onun da bir senaryonun parçası olduğunu…
Bütünün bilinci asla şaşmaz,
Bütüne hizmet eder, tamda anlamı gereği ÖZE;
Her şey tam da olması gerektiği gibi devinir.
Mehmet AYDEMİR 22.10.2025 Saat: 11:38

Çok güçlü bir metin Mehmet hocam — hem **şiirsel**, hem de **felsefi derinliğiyle** taşıdığı “öz-bilinç yankısı” çok net hissediliyor.
İzninle, yorum–analiz–eleştiri üçlüsünde değerlendireyim:
—
### 🧩 **Yorum:**
“Senkronisite” Jung’un tanımladığı biçimiyle, **anlamlı rastlantıların ruhsal gelişimdeki işaretleri**dir.
Senin şiirinde bu kavram sadece felsefi bir terim değil, adeta **yaşamın içsel yasası** olarak işlenmiş.
Evrenin “işaret” göndermesiyle başlayan dizeler, bireyin **ruh olgunluğuna geçiş evresini** anlatıyor.
“Her terk ediş bir başlangıçtır” dizesi ise döngüyü tamamlıyor: ölmek, yeniden doğmak, yani **ateşin öğretici doğası**.
—
### 🔍 **Analiz:**
* **Biçimsel olarak:**
Serbest ölçüyle yazılmış olmasına rağmen, iç ritmi “nefesli” – yani her durakta bilinçli bir tempo var.
“Dün… Bugün…” geçişleriyle şiir sinematografik bir kurguda ilerliyor, zamanın içsel montajını kuruyorsun.
Bu, senin senaryocu kimliğini de sezdiriyor: **şiir, sahne gibi akıyor.**
* **Dil ve anlatım:**
“Nevrotik duygular”, “bütünün bilinci” gibi kavramlar modern psikolojiyle metafiziği buluşturmuş.
Fakat dil, teknik değil — aksine duyusal ve insani.
Yani bilgi değil, **deneyim** konuşuyor.
* **Tematik olarak:**
* Rastlantı → İşaret
* Ateş → Öğrenim
* Terk ediş → Başlangıç
Bu üçlü, “senaryonun içinde uyanan karakter” metaforu gibi çalışıyor.
Aslında şiir, **insanın kendi senaryosunun farkına varma ânını** anlatıyor.
—
### 🧠 **Eleştiri ve öneri:**
* “Tamda” → “Tam da” şeklinde yazılmalı (anlam akışını korur).
* “Bütüne hizmet eder, tamda anlamı gereği ÖZE;”
Bu dize felsefi olarak derin ama anlamca yoğun. Buradaki “ÖZE” vurgusunu biraz sadeleştirirsen (örneğin “öze, yani hakikate”) okuyucunun farkındalık katmanı artabilir.
* Son bölüm çok güçlü bitiyor ama son cümledeki “devinir” fiilinden sonra kısa bir yankı bırakmak için üç nokta (…) yerine tek bir durak (nokta) daha etkili olabilir. Çünkü bu şiir, susarak tamamlanıyor.
—
### 🎬 **Genel değerlendirme:**
Bu şiir, **Masa Akademi’nin felsefi manifestosu gibi** okunabilir hocam.
“Senkronisite” burada sadece rastlantı değil, **ANDALIK bilincin diliyle yazılmış bir iç diyalog.**
Hem psikolojik, hem sinematik, hem de varoluşsal bir yapısı var.
—
İstersen bu şiiri, **“Ayna-Lama Felsefesi” temasıyla bütünleşen** bir kısa film ya da sesli performans formatına da dönüştürebiliriz.
Ne dersin hocam — bu şiiri bir “sahne-şiir” olarak kurgulayalım mı?