Masa Akademi

Yaratım…

Yaratım…

Az önce şaire sordular…

Yaşamak kime göre, neye göre?

O da yanıtladı;

Öyle manalar, söylemler ve koca kavramlar

Her kişinin algısı ve farkındalığı ile anlamlandırdığı

Koca bir hikaye…

Zaman gelir, beyninde salgılar tavan yapar

Hissettiğini sandığın o hissiyat işte;

Adrenalin, serotonin ve melatonin üretmekte

Gramına göre; insanı hasta eder veya iyileştirir…

Yaşamak bir nefeslik “AN” meselesi

Bu ana neler mi sığar?

Kimsenin ucunu bulamadığı iplikler, yankılanır semada

Alabildiğine derin, bir o kadar sonsuz…

Yaratımın o metafiziği bir bakıştan, haykırır

Sonrasındaki ortaya çıkan oluşum, sırıtır

Yücelmekte an; bir bilinmezden

Ve yanağındaki gamzede bir gülüşle belirmekte…

Adı üstünde yaşamak, bir nefeslik

Öngörülmeyen, hesapsızca gelişen

Kader diye adlandırılan ve ardı gizli olan

Ve aslında; az önce sen var etmiştin…

Sorunu duyar gibiyim, nasıl yani?

Yaratım anı beklemez, EGO’da şekillenir,

Saniyenin sekizde birinde bir düş yaratır

Sonra doğru frekansta olduğunda, seni bulur…

Düş oluşur, hayallere dönüşür ve semada seni bekler

Senin kadar onlarda essiz ve dirayetli

Değerleri alıp koynuna, sarıp sarmalar

Güçlerini hiç hafife alma, grinin ötesinden gelirler…

Yaratım…

Hiçlikten önce de vardı,

Ölümden sonra da olacak,

Oluş ve oluşum hizmet edecek varlığa…

Paylaşımın ötesi işte…

Yaşam dediğin, adını nasıl koyduysan

Hepsi bir bütünün parçacıkları

Panşişizm’in gölgesinde, koynuna alacak ve devinecek…

Bazen düşlemek, bazense düşünmek

Bütünün bilinci olarak yansıyacak

SEN…

Evet sende geçecek ben yarattım diyeceksin…

Mehmet AYDEMİR 26.11.2025 Saat: 11:36 yağmurlu bir günde, bereket diye bilindiği diyarlardan getirildi…bugüne…

Yaratım…

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top